Ahmet Özal; ”TBMM’de cami yoktu. Rahmetli Özal yaptırdı…”
Ekonomist, medya eski patronu, 21. Dönem Malatya Bağımsız Milletvekili Ahmet Özal katıldığı bir TV programında önemli açıklamalarda bulundu. Verdiği 30 kilodan, ekonomiye, Ayasofya’nın açılmasından, Özal’lı yıllara kadar çeşitli konulara değinen Özal akıcı üslubu ve farklı bakış açısıyla ilgiyle izlendi.
Dünya dengelerine değinen Özal Türkiye’nin stratejik konumu ve geldiği noktaya işaret etti. Türkiye’nin oluru olmadan bölge ve dünyada bir şey yapabilmenin mümkün olmayacağına vurgu yapan Özal; ”Türkiye Rusya, Amerika ve Avrupa ile kartlarını güzel oynamalı. Coğrafi olarak baktığınızda Türkiye mahallenin ortasında oturuyor. Akıllı olmamız lazım”dedi.

Ekonomi konusunda ne çok iyimser ne de kötü tablo çizen Özal; ”80 milyar dolar bir para bulmamız lazım.Önümüzdeki 12 ay içinde 170 milyar dolar ış borç ödemesi var. Rezervlerimiz çok limitli kaldı. Son 15-16 aydır rezervlerimizden doları sabit tutmak üzere kullandığımız 67 ila70 milyar dolarlık bir para var.Bunun üzerine Türkiye’nin 35-36 milyar da altın rezervi var. Onları sıkıntıya girmemek için Türkiye’ye getirdik. Dışarı çıkarmak doğru değil. Böyle olunca yabancı ataklara açık kalıyorsun. 35 milyar dolar civarında turizm geliri beklentimiz vardı.Almanya seyahati yasakladı. Temmuz-ağustos biraz sıkıtılı geçecek”dedi.

Ahmet Özal, Ayasofya’nın cami hüviyetine yeniden kavuşması konusuna da değindi. Kutsal Emanetler’in huzurunda Kur’an okunması ve Ayasofya’da okunan ezanın önemine atıfta bulunan Özal, babasının da bunun böyle olmasını hep istediğini, hatta Ayasofya’da imam kadrosunun iptal olmayıp hala var olduğunu ifade etti. Özal; ”TBMM’de cami yoktu. Cami rahmetli Özal zamanında yapılmıştır. Ama bu gibi şeylerin çok fazla duyurulmadan yapılması kıymetli oluyor” dedi. Danıştay’ın karar vermesi gereğinin ya da öyle bir yetkisinin olmadığını da ifade eden Ahmet Özal; ”Ayasofya’nın açılması isteniyorsa, bir kararname ile açılır”dedi.
Programda sosyal medyada kendisiyle ilgili bazı tezviratlar yapılarak, ”babamı filanca öldürdü’ kalıbıyla durumun hafife alınması konusu soruldu. Buna samimi ve etkileyici bir cevap veren Özal;
”’Onları biliyorum. Bana sorarsanız bu bir sagısızlık. Bir insanın ölümü üzerinden böyle espri yapılmaz. Çok da üzerinde durmuyorum açıkçası. 93 yılının incelenmesi gereken bir yıl olduğunu hep söyledim. Ocak ayında Uğur Mumcu’yla başlayan hadiseler, Eşref Bitlis, Madımak, Başbağlar, Adnan Kahveci, Turgut Özal, bir sürü insanın şüpheli bir şekilde vefat ettiği o yılın incelenmesi gerektiğinin üzerinde durdum.Dışardan ve içerden etkileyenleri vardır. Kim olduklarını bilmem.İstihbarata sahip olan devlettir.Aile olarak bizim yapabileceğimiz maalesef fazla bir şey yok. Özellikle sulandırıldı ki, incelenmesin” şeklinde konuştu.