Charles Baudelaire hayatı ve unutulmaz eserleri
Başarılı yazar Charles Baudelaire'in hayatını ve şiirlerini sizler için derledik.
1821 yılında dünyaya gelen Baudelaire’in mutsuz bir çocukluk dönemi olmuştur.Babasının ölümünün ardından annesi tekrar evlenmiş ve üvey babası ile birlikte yeni bir yolculuk başlamıştır Baudelaire için.

Çocuk yaşlardan itibaren kendini sanatla, şiirlerle ifade etmeye başlayan başarılı yazar ailesi tarafından hukuk okumaya yönlendirilir.Hukuk Fakültesi’ne girmesinin ardından açığa çıkan bohem yaşantı eğilimi nedeniyle ailesinin kararı ile 1841’de Kalküta yolculuğuna gönderilir. Başyapıtı Kötülük Çiçekleri’nin ilk parçasını bu sırada yazdığı bilinmektedir.

1842’de Fransa’ya dönen Baudelaire reşit olmasının ardından babasının mirasını alır ancak kısa bir süre sonra ,ailesinin Baudelaire’nin zevk ve eğlenceye düşkün yaşamından rahatsızlığı üzerine bu mirası tekrar kaybeder; ailesi tarafından velayet altına alınır. Bu da onun ömür boyu reşit olmayan bir kişi haline getirir.

Hayatının bu döneminde yoğun umutsuzluk hakimdir ve 1845’te intihar girişiminde bulunur. Yine frengiye yakalanması bu dönemlere denk gelir. 1851’de sürdüğü yaşantı nedeniyle sağlığı iyice bozulmaya başlar.

1857’de “Kötülük Çiçekleri”ni yayımlar. Fakat bu eser onun başının daha da çok ağrımasına neden olacaktır. Baudelaire ahlaksızlıkla suçlanacaktır. 1860’da “Yapay” cennetleri yayınlanır.Belçika’da iki yıl yaşamasının ardından dönüşünde felç olan sanatçı 31 Ağustos 1867’de Paris’te 46 yaşındayken ölür.
Baudelaire Başlıca eserleri
- Kötülük Çiçekleri
- Paris Sıkıntısı
- L’Albatros
- Modern Hayatın Ressamı
- Elem Çiçekleri,
- Enkaz,
- Yapma Cennetler,
- İşte Kalbim
PARİS SIKINTISI
Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.
Ama neyle?
Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz.
Ama sarhoş olun…
Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun; “Saat kaç?” deyin. Yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: “Sarhoş olma saatidir! Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına!.. Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz…”