Acil Yayalım

Çağımızın en büyük problemlerinden biri: Anı yaşayamamak

İşte anı yaşayamamamızın ve belki de hayatı kaçırmamızın nedenleri:

Çok düşünmek

Düşünmenin sürekliliği tabi bir durum olsa da “amaç ve sonuç” merkeze alınmaz, düşünce bir konu veya durum üzerinde hapsedilerek sürdürülürse bu hal kişiyi olumsuz duygulara hatta depresyona kadar sürükleyebilmektedir. Düşünce eylemi, kontrollü bir biçimde farklı zaman dilimleri içerisinde gezinme olarak ele alınabilir. Fazla düşünmek ise, o zaman dilimlerinde gereğinden fazla kalıp bocalamamıza, içinde hapsolduğumuz zaman veya fikrin içinde kaybolmamıza dolayısı ile yaşadığımız anı, şimdiyi kaçırmamıza sebep olmaktadır. Düşüncelerimizin refakatçisi değil gözlemcisi olmayı başarırsak, eleştirel bakış geliştirebilir, düşüncenin içine hapsolmaz ve bu düşünme eyleminden olumlu bir sonuç çıkararak yaşadığımız ana katkıda bulunabiliriz.

Gelecek kaygısı

Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın tabiriyle, “Anı yaşa aslında anda yaşa anlamına gelmeli”. Keşkeler ve acabaların işgal ettiği zihin, kaygı ve endişe duygularından kurtulup yaşadığı ana odaklanmakta elbette zorlanacaktır. Belirsizlik duygusunun beslediği gelecek kaygısından kurtulmak için, şimdi olduğunuz kişiye yatırım yapmak, endişelere değil kendinizi geliştirmeye ve geleceğe hazırlamaya odaklanmak hem kaygınızı azaltacak hem de anda yaşamanızı sağlayacaktır.

Birden fazla iş ile uğraşmak

Modern çağın en büyük dayatmalarından biri olan zamanı verimli kullanmak telaşı, aslında tam tersi sonuçlara sebep oluyor. Verimli olmak adına birden fazla işi üstelik aynı zaman diliminde yapmaya çalışan kişinin zihni, odaklanamadığı ve yeterince vakit ayıramadığı için sürekli olarak yetiştirmesi gereken işlerle meşgul oluyor. Bu arada kaçıp giden şimdinin yeri ise doldurulamıyor. Bunun yerine günü ve işleri planlamak, zamanı ve yapılacak işleri dengeli bir şekilde bölümlere ayırmak yaşadığınız anın farkında olmanızı ve onun tadını çıkarmanızı sağlayabilir.

Exit mobile version