Türkan Şoray’ın gözünden sinema ve edebiyat ilişkisi
Usta Yeşilçam oyuncusu Türkan Şoray, aylık edebiyat ve kültür dergisi Varlık’a konuk oldu
Türk sinemasında pek çok edebi eser karakterini canlandıran Türkan Şoray, Varlık dergisine verdiği röportajda edebiyatın sinemaya yansımalarıyla ilgili konuştu. Senaristlik ve yönetmenlik de yapmış olan usta oyuncu, sanatın hemen her kolunun edebiyata dahil olduğunu belirterek, kitapların toplumu insana tanıttığını ifade etti.
Şoray, “Sinema edebi kağıtların görselliğe dökülmüş halidir. Sinema edebiyattan çok yararlandı. Birçok klasik roman filme çekildi. İlk ‘Çalıkuşu’nda (1966) oynamak benim için bir gururdu. Peride Celal’in ‘Ada’sını da (1988) ben önermiştim gene” diye konuştu.
Orhan Kemal’in “Hanımın Çiftliği”, Cengiz Aytmatov’un “Selvi Boylum Al Yazmalım”, Halide Edip Adıvar’ın “Sinekli Bakkal”, Sait Faik Abasıyanık’ın “Menekşeli Vadi” hikayesinden uyarlanan “Vesikalı Yarim” gibi pek çok edebi eserin ana karakterlerine hayat veren usta oyuncu, “Birçok Kerime Nadir eserinde de çok şükür oynadım. Çünkü edebiyat bizim hayatımızın bir parçası, dünyayı güzelleştiriyor. Günlük yaşantımda da çok kitap okuyorum. Her gün gazeteleri takip ediyorum. Evimde büyük bir kütüphanem var. Bazı yazarların kitaplarını tekrar tekrar açar okurum.” dedi.
Çocukken okuduğu ilk kitabın Dostoyevski’nin Ezilenler isimli eseri olduğunu söyleyen Şoray, “Bu kitap beni düşünmeye ve sorgulamaya itmişti. Mesela genç kızken benim de el yazımla yazdığım bir şiir defterim vardı. Edgar Allan Poe’nun ‘Annabel Lee’ şiirini okur okur, ağlardım. Nazım Hikmet’in dizeleri de beni çok etkilemiştir. O nedenle şiir ve edebiyat hep hayatımda oldu.” ifadelerini kullandı.